AğaçYetiştiriciliği Organik bahçe hobi ağaç yetiştiriciliği ve organik tarımcılığa giriş



Archive - 2014 - Yazı

Tarih
Tür

Aralık 15th

Tüm turunçgiller gibi greyfurt fidanı meyvelerinin hasadına da ekim-kasım aylarında başlanır. Ancak, greyfurt fidanı daha erken ve meyve yeşilken hasat edilmeye de başlanabilir. Meyve toplama açık, kuru, güneşli ve ılık havalarda yapılmalı, meyvelerin üzerinde çiy ve kırağı varsa bunların kuruması beklenmelidir. Meyveler ya elle tutulup döndürülerek ve sapı bükülerek kopardır ya da keskin bir bıçakla kesilerek hasat edilir. Hasat sırasında ağaçların dalları kesenkes kırılmamalıdır.

Tüm turunçgiller gibi, hepyeşil greyfurt ağaçları da topraktan yıl boyunca fazla besin kaldırdığından gübreye gereksinimleri çoktur. Ağaçlara, bulunduğu ortama, yaşına ve gelişmesine uygun olan dengeli gübrelemeyi yapmak için bütün bu faktörlerin ortak etkisini ortaya koyan yaprak ve toprak analizleri yapılmalıdır.

Tüm turunçgiller gibi, greyfurt ağaçlarına da şekil ve ürün budamaları uygulanır ve genellikle ağaçlara kâse biçimi kazandırılır. Şekil budamasına, ağaçların ürün vermesiyle birlikte başlanır. Turunçgillerde ağaçların budanması ustalık isteyen bir iştir. Bu nedenle budamanın, ağacı iyi tanıyan kişiler tarafından yapılması iyi sonuç verir. Ağaçlarda kurumuş, ezilmiş, hastalanmış, yaralanmış berelenmiş, yaşlanmış dallar kesilip çıkarılmalıdır. Ayrıca obur dalların da ayıklanıp budanması gerekir.

Tüm turunçgiller gibi, greyfurt ağaçlarının yıllık su gereksinimi de toprak, iklim ve ağacın gelişme durumuna göre, 800-1.200 mm. arasında değişir. Sulama dönemi olan nisan ayı ortası ile ekim ayı ortası arasındaki 7 aylık sürede, havaların çok sıcak ve kurak olduğu zamanlarda ağaçlara 600-700 mm. arasında değişen miktarda suyun verilmesi gerekir.

Tüm turunçgiller gibi, greyfurt ağacının da en önemli isteği sıcak bir iklim ortamında yetiştirilmesidir. Greyfurt ağacı yetiştiriciliği yapılan yerde sıcaklıkların -2, -3 derecenin altına düşmemesi iyi olur. Çünkü, -9, -10 derecenin altına düşen sıcaklıklarda ağaç donarak ölebilir. Dayanamadığı en yüksek dereceler ise, 45 ve daha yüksek sıcaklıklardır. Greyfurt ağaçlarının gelişmesi, 12-13 derecelerde başlar; en hızlı gelişme, 25-31 derecelerde olur ve 37-39 derecelerde gelişme durur.

Tüm turunçgiller gibi, greyfurt ağaçları da en iyi bol humuslu, derin, süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu-tınlı, tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. İyice derine inen köklerinin oksijen gereksinimi fazla olduğundan, altıntop ağacı kesinlikle ağır topraklarda yetiştirilmemelidir.

Yaz dışında üç mevsim boyunca acımsı tatlı ama çok şifalı suyunu sıkarak keyifle içtiğimiz greyfurt adlı meyvesini veren Altıntop ağacı, Turunçgiller’dendir.

Narenciyenin köklerinin Güneydoğu Asya’ya, Himalayalar’ın eteklerine dayandığına inanılmaktadır. Narenciye yetiştiriciliğine, ilk defa M.Ö. 800 ile 500 yılları arasında Hindistan ve Çin menşeli din kitaplarında rastlanılmıştır. Çin, narenciye çeşitlerinin önemli bir kısmının anavatanı kabul edilmektedir.

Aralık 13th

Gülgiller ailesinin en favori meyvelerinden olan ahududu, diğer bir adı ile frambuaz tam anlamı ile bir antioksidan zengini. Bunun yanında yüksek oranda da C vitamini içeriyor. Antioksidan özelliği ile özellikle kalp sağlığında son derece olumlu tesirlere sahip bir meyve. Sadece kalp sağlığı değil, damar sağlığında da benzer etkileri gösteriyor.

A, C vitaminlerini yüksek oranlarda barındıran kivinin içerisinde bir de E vitamini bulunuyor. Öyle ki özellikle "vitamin deposu" şeklinde tabir edilen bazı turunçgillerden daha da yüksek oranlarda vitamine sahip. Kısacası kivi tüketimimizin ne kadar sınırlı olduğunu düşününce ona haksızlık etmiyor değiliz. Üstelik vitamin zenginliğinin yanında bir de çok sayıda sağladığı faydalar mevcut. İşte kivinin bilinmeyen yönleri ve yararları:

Sadece mutfakların vazgeçilmezi değil, tam anlamı ile mucizevi bir meyve limon. C vitamininin en bilinen adreslerinden biri olan limon sağlık için saymakla tükenmeyecek faydalara sahip. Cilt bakımından ağız sağlığına, iç organlara tesirinden beden temizliğine kadar hemen her yerde olumlu etkiler bırakıyor. Bu sarı ve ekşi tadıyla vücutta çok büyük işler başaran limona ve faydalarına daha yakından bakalım.

Aralık 12th

İğde ağaçlarını açık renkli yaprakları ve güzel kokusu ile hemen her yerde görüyoruz. Anadolu'nun her yerinde yetişebilen iğde ağaçlarının meyvesi de oldukça lezzetli ve faydalı bir meyve. Diğer meyvelerden farklı yapısı ile özel bir yere sahip.

Dutun siyahı, beyazı, kurusu, pekmezi, her biri ayrı bir şifa kaynağı. Dut ile elde edilen meyve özleri ilaç olarak dahi birçok yerde kullanılıyor. Dut şurubu şeklinde tabir edilen doğal ilaç ile etkili sonuçlar elde ediliyor. Yani bu meyve her hali ile kesinlikle tüketilmesi gereken bir besin maddesi.

A,B ve C vitamini zengini olan şeftali aynı zamanda mineraller açısından da oldukça zengin. Şeftalideki mineraller arasında kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum, sodyum ve demir yer alıyor. Tek başına bu kadar zengin bir içeriğe sahip olması dahi şeftaliye önem vermeyi gerektirir. Tüm bunlar ile sahip olduğu besleyiciliğin yanında daha karakteristik etkileri de var. Şimdi şeftalinin nelere etki ettiğine daha yakından bakalım.

Aralık 11th

Badem ağaçlarının sert tohumlarının içerisindeki tatlı bademler kuruyemişlerin içerisinde besleyici, tok tutucu ve zayıflamaya yardımcı yönleri ile öne çıkıyor. Hepsi bu kadar ile sınırlı değil. Bademin daha türlü türlü faydaları onun bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Alternatif tıpçılar ve doktorlar da bademi birçok hastalıkta takviye besin olarak hastalarına öneriyorlar. İşte bu etkili yönleri ile bademi ele alalım.

DİYETLERİN VAZGEÇİLMEZİ

Kuruyemişler ile ilgili bilinen bir yanlış vardı ki o da diyetlerde asla yer almamaları gerektiği. Badem, ceviz, fındık gibi kuruyemişlerin kalorisinin yüksek olduğu gerekçesi ile diyet boyunca tüketiminden kaçınılırdı. Halbuki durum hiç de öyle sanıldığı gibi değil. Önemli olan bu yiyeceklerin tüketiminde kontrollü olabilmek. Bunu sağladığınızda eksileri artıya çevirebileceksiniz.

Aralık 9th

Kestaneyi evlerimizde tüketme alışkanlığımız eski zamanlara nazaran artık çok daha az. Ya işlenmiş hali ile pastalarda, tatlılarda tüketiyoruz ya da hemen hemen hiç tüketmiyoruz. Halbuki kestane ne faydaları açısından ne de lezzeti ile yadsınacak bir meyve değil. İster haşlamasını yiyin, isterseniz ateşte, fırında pişirin, kestane hem çok lezzetli hem de çok ayrıcalıklı yararlara sahip. Biz de yazımızda kestanenin bilinmeyen faydaları üzerinde duracağız.

- Kestane tam bir enerji kaynağıdır. Bağışıklık sisteminize olumlu tesir ederken aynı zamanda da hastalıklara karşı koruma sağlar.

- Sakinleştirir. Evet, kestane ile daha stressiz olmanız mümkün. Rahatlatıcı bir etkiye sahiptir.

- Mide dostudur. Özellikle hassas bir mideniz varsa kestane midenize olumlu yönde tesir edecektir.


Son yorumlar