AğaçYetiştiriciliği Organik bahçe hobi ağaç yetiştiriciliği ve organik tarımcılığa giriş



Archive - Kas 2014

Tarih
Tür

Kasım 16th

Kasım 15th

Bahçemize dikilen dut fidanları gelişmeye başlayınca şekil budamaları, ürün vermeye başladıklarında da ürün budamaları yapılmaya başlanır. Ağaçların gelişimi ve ürün vermesi bakımından budamanın doğru yapılması büyük önem taşıdığından, uygulamanın dut ağaçlarını iyi tanıyan kişiler tarafından gerçekleştirilmesi yerinde olur. Özellikle beyaz ve kırmızı dut çeşitlerinin daha uzun sürgünler verdiği ve hızlı büyüdüğü, karadut tiplerinin ise daha kısa sürgünler vererek yavaş, sağlıklı ve büyük ağaçlar meydana getirebileceği düşünülerek buna uygun şekiller verilmeye çalışılmalıdır.

Dut ağaçları diğer meyve türleri ile karşılaştırıldığında genellikle fazla gübrelemeye ihtiyaç duymazlar. Yine de dut ağaçlarının iyi gelişmesi ve ürün veriminin artırılması için azotlu, fosfatlı ve potaslı kimyevi kompoze gübrelerin verilmesi gerekir. Gübreleme için bahçemizde yapılacak yaprak ve toprak analizlerine göre verilecek gübre değerleri saptanır.

Dut bitkisi kurağa karşı diğer birçok meyve türüne oranla dayanıklı olsa da kurak mevsimlerde sulamaya ihtiyaç duyar. Kökler çok susuz kalırsa meyve tam olgunlaşmadan dökülür. Bunun yanında topraktaki fazla su da drene edilmelidir. Su ile doymuş topraklarda kök uçları zararlanarak büyümenin durmasına neden olur. Ayrıca, mantari hastalıklar bu bölgelerde çok görülmeye başlar.

Her bitkinin olduğu gibi, dut ağaçlarının da çeşitli zararlıları vardır.

Dut Koşnili

Ülkemizde dut ağaçları için, önemli olan zararlılardan bir tanesi; "Dut koşnili" dir. Bu zararlı, ağaçların gövde ve dallarında, kirli beyaz renkte görülür. Ağaç üzerinde çoğaldıkları zaman, ağacın gelişmesini zayıflatıp, kuruturlar. Daha çok, nemli yerlerde ve gölgede kalmış ağaçlar üzerinde görülürler.

Dut fidanı dikimi, sonbaharda yaprak dökümünden sonra başlar ve ilkbaharda gözlerin uyanmasına kadar geçen zaman içinde yapılabilir.

Meyve bahçesi tesisi uzun vadeli bir yatırımdır. Özellikle karadut ağaçlarının yavaş büyüdüğü ve uzun yıllar verimde kalması göz önünde bulundurulduğunda bahçe tesis edilecek yer özenle seçilmelidir. Türkiye’de ticari anlamda kapama karadut bahçeleri bulunmamaktadır. Ancak karaduta artan talep doğrultusunda kapama bahçe kurma çok cazip getirileri olabilecek bir yatırımdır. Dikimden sonra genellikle, bir karadut bahçesinin ticari üretime geçmesi 7–10 yıl alır. Ekonomik üretim ise karadutta uzun yıllar devam eder.

Dut ağacı, en iyi tınlı, kumlu-tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. Toprağın pH değeri 6,5–7 olmalıdır. Özellikle dut ağacının dikildiği yerde, taban suyu toprak yüzeyine yakın olmamalıdır.Dut tuzlu topraklar hariç, toprak ve iklim koşulları bakımından seçici değildir. Sığ topraklar tavsiye edilmez. Derin topraklarda iyi gelişme göstermekle beraber kireçli, kuru, kurak ve kumlu topraklar üzerinde de yetiştirmeye uygundur. %0,2’nin altında tuz içeren tuzlu-alkali topraklarda yetişebilir. Diğer bir ifadeyle tuzluluğa duyarlıdır.

Türkiye'nin meyve ağacı yetiştirilen pek çok yerinde dut ağacı rahatlıkla yetiştirilebilmektedir.Dut, daha çok sıcak ılıman ve bol güneşli bölgelerin bitkisidir. Dut bitkisi, ılıman iklimden subtropik iklime değişen farklı ekolojik şartlarda iyi gelişir. Optimum sıcaklık isteği 24–28 °C’dir. Diğer birçok bitkide olduğu gibi hava sıcaklığı 5–36°C arası gelişimlerini düzenli şekilde devam ettirir.

Morusalba (Akdut)

Anavatanı Orta Asya ve İran’dır. Ülkemizde de çok yetiştirilir. Aşılı olanlar meyvecilikte kullanılır. 10 – 15 metre arasında boy yapar. Gövde kabuğu açık – gri – esmer renkli ve çatlaklıdır. Yaprakların üst yüzü parlakyeşil alt yüzü ise mattır. Sonbaharda sarı renktedir. Yapraklar yürek şeklindedir. 3 – 5 derin lopludur. Nisan – mayıs ayında açan çiçekler aşağıya doğru sarkıktır. Haziran ayında meyve verir.

uzey yarı kürenin genellikle ılıman ve subtropik bölgelerinde yetiştirilmekte olan dut (Morus spp.) Urticales takımının Moraceae familyasının Morus cinsine girmektedir. Ülkemizde meyvesinden yararlanılan ve yaygın olarak yetiştirilen dut türleri Morus alba (beyaz dut), M. nigra (karadut) ve M. rubra (kırmızı veya mor dut) olmakla birlikte daha onlarca türü bulunmaktadır. Meyvecilik kültürü çok eskilere dayanan ülkemiz, dutun anavatanlarından ve doğal yayılış alanlarından olmasına karşın, bu genetik potansiyel yeterince değerlendirilememiştir. Meyve kalitesi bakımından oldukça üstün özelliklere sahip olan birçok genotip yalnızca kerestesinden yararlanmak amacıyla kesilerek yok edilmiştir. Bu nedenle 1970?li yıllarda Türkiye?nin yaklaşık 5 milyon adet dut ağacı ve 100 000 ton civarında üretimi bulunurken bugün bu rakamlar; 2.500.000 adet dut ağacına ve 50.000 ton üretime gerilemiş durumdadır.

Dalları dikenli olduğu için bahçenin sınır noktalarına ve güneş gören yerlere dikilmelidir. Bitkinin üretimi dal parçalarından çelik alınarak yapılır. Birden fazla sayıda yan yana dikildiğinde rüzgâr perdesi görevi görür. Dayanıklı bir ağaçtır. Erozyonu önler.


Son yorumlar