AğaçYetiştiriciliği Organik bahçe hobi ağaç yetiştiriciliği ve organik tarımcılığa giriş



Archive - Kas 2014

Tarih
Tür

Kasım 19th

1-LAMAS LİMONU:

Bu çeşit, ekoloji seçici olduğunda Türkiye’ nin Akdeniz Bölgesindeki Mersin ilinin batısında (Erdemli-Silifke) özel bir bölgede yetiştirilebilmektedir. Meyvesi orta büyüklükte,silindirik, boyun halkalı ve belirgin memelidir. Meyve kabuğu sarı renkli üstün tat ve kokuya sahip sulu bir limon cinsidir, düzgün ve parlaktır. Lamas, uygun koşullarda dokuz ay süreyle depolanabilmektedir. Türkiye’de üretilen en kaliteli limon çeşididir.Ağacı pek yüksek boylu, kuvvetli büyür, dal sistemi oldukça sık, çok verimlidir. Orta mevsim çeşididir. Hasada kasım ayında başlanır. Ekoloji dışına çıkarıldığında kalite önemli ölçüde düşer. Uçkurudan hastalaığına duyarlıdır. Depolamaya elverişlidir.

Limonun anavatanının Hindistan’ın doğu Himalaya bölgesi olduğu tahmin edilmektedir. Limonun ağaç kavununun melezi olduğu düşünülmektedir. Limon ağaçları, laymlardan sonra turunçgil tür ve çeşitleri içerisinde düşük sıcaklıklara en hassas olanıdır. Ticari limonların dağılışı ve başlıca üretim alanları en düşük sıcaklıkları -4˚C’nin üstünde olan yarı kurak ve kurak subtropik bölgeler arasında sınırlıdır. Limon genellikle kuzey ve güney yarım kürenin subtropik iklim bölgelerinde yetiştirilen bir türdür.

Kasım 18th

Armillariamelea (kök çürüklüğü): Bütün dünyayı kaplayan bir mantar türüdür. Bu türlerin her biri büyük sayılarda odunsu bitki türlerine hastalık bulaştırır. Hastalık etmeni şapkalı mantardır. Bu mantar hem toprakta hem de odun dokusunda yaşar, ölü ağaçlarda ve toprakta kalan kök parçalarında uzun süre yaşamını sürdürür. Nemli yerlerde iyi gelişme gösterir. Başlangıçta kökleri tam işgal etmeye, çürütmeye başlar. Daha sonra hastalık toprak yüzeyine yakın ve kökle sapın birleştiği noktada devam eder ve son olarak çürüme bitkinin ana gövdesi içine yayılır.

Meyve bahçeleri yapılırken çok dikkatli olmak gerekir. Çok yıllık bitki olan meyvelerin yetiştirilmesinde başlanğıçta yapılan hataların giderilmesi çok zordur. Bu nedenle bahçe tesisinde ön hazırlık aşamasında bazı noktalara dikkat edilmelidir.

Haywart: Yeni Zelanda’da fidancı Haywart R. Wright tarafından seçildiği için bu ad verilmiştir. Bu çeşit iri, oval meyve şekliyle tanınır. Dünyada en çok rağbet gören çeşittir. Oldukça geç çiçek açar. Rize bölgesinde genel olarak mayıs sonu haziran ayı başında çiçekler görülür. Meyveleri iri (80-100 g) ve ovaldir. Kabuk yeşilimsi kahverengi ve sık ince tüylerle kaplıdır. Meyve eti parlak yeşildir. Asmalar diğer çeşitlere nazaran daha zayıftır.

Kiviler dikimden 3-5 yıl sonra meyve vermeye başlarlar. Ekonomik anlamda tam verimliliği ise 7-8 yaşında ulaşırlar. İyi bakılan bir bahçede ortalama verim dekara 2-3 tondur. Ancak verim; iklim, bakım işlemleri ve çeşide bağlı olarak değişebilmektedir. Kivilerde çiçeklenmeden hasada kadar 160 ila 180 günlük bir süre geçer. Bu nedenle hasada ekim ayı sonunda başlanır ve kasım ayı ortasına kadar devam edilir.

Büyüme ve gelişme dönemi boyunca bir kivi bitkisinin sürgün uzunluğu 4-5 m‘e, bir bitkinin toplam alanı 50 m ‘e, ulaşabilmekte ve toplam yaprak sayısı 2000 üzerine çıkabilmektedir.Bu faktörlere bağlı olarak kiviler sıra arası ve sıra üzeri itibariyle 3.5x5 - 4x5 - 4.5x5 - 5x5 - 5x6 -5x7 - 6x7 - 7x7 m gibi mesafelerle dikilebilir.

Kivi bahçesi tesis edilmeden önce meyve bahçeleri ve bağların tesisine benzer şekilde arazinin sürülmesi, tesviye edilmesi, düzeltilmesi ve gübrelenmesi gerekir. Temel gübre olarak organik ve mineral gübreler verilmelidir. Hektara 40-60 ton ahır gübresi organik gübre olarak yeterlidir. Azot, fosfor ve potasyum takviyesi ise analiz yapıldıktan sonra toprağın ihtiyacına göre belirlenmelidir. Kivi yetiştirilecek topraklarda %1.5-1.8 oranında toplam azot 40-50 ppm alınabilir. Fosfor, 100-160 ppm potasyum bulunması arzu edilir.

Kasım 16th

Kivi yetiştiriciliğinde en önemli konulardan birisi bitki su isteği yani düzenli sulama ihtiyacıdır. Kiviler dikimi takip eden ilk yıl bitki başına 2-3 günde bir iki saat süre ile 8 litre suya ihtiyaç gösterirler. Daha sonraki yıllarda omcalar geliştikçe su ihtiyaçları artar.

Kivi yetiştiriciliğinde bilinçli gübreleme esastır. Gübrelemenin temeli bitkinin ve toprağın ihtiyacına bağlıdır. Bununla birlikte her yıl verilen gübreleme miktarı toprak tipi, iklim, bitkinin yaşı ve gelişme durumu vejatasyon periyodu ile bitkilerin verimlilik durumuna bağlı olarak değişir. Dolayısı ile verilecek gübre miktarının yapılacak bitki ve toprak analizleri ile belirlenmesi gerekir.

Terbiye sisteminin oluşturulması, oluşturulmuş sistemin muhafaza edilebilmesi her yıl kaliteli ve bol ürün alınabilmesi iyi bir budama ile mümkündür. İlk yıllar yapılan şekil budamasının haricinde verim çağına (yaklaşık üçüncü yıldan itibaren) gelen bitkilerde yaz ve kış budamalarının da devreye girmesi gerekmektedir. Kış budamasına bitkiler yaprağını döküp dinlenmeye girdikten sonra başlanılabilir. Kivilerde meyveler, bir yıllık dallardaki tomurcukların sürmesi ile aynı yıl oluşan yazlık sürgünler üzerinde oluşturulmaktadır.

Kivi toprak yönünden oldukça seçici bir meyve türüdür. Susuzluğa karşı çok duyarlıdır ve aynı zamanda ağır topraklarda iyi gelişmez. Genel olarak kolay işlenebilen, organik maddece zengin, drenajı ve su tutma kapasitesi düşük, nötr PH’lı kumlu-tınlı topraklar kivi yetiştiriciliği için çok uygundur.

Kiviler için genel olarak soğuk ihtiyaçları karşılanmak koşulu ile kışları ılık yazları sıcak ve nemli iklim uygundur. Büyüme ve gelişme döneminde ortalama 20-250C sıcaklık ve 16 saat ışıklanmaya ihtiyaç duyarlar. Baharda tomurcukların patlaması ve çiçek dökümlerinin azalması için kış döneminde belirli süre +70C altında soğuk gereksinmeleri vardır.

Anavatanı Çin olan kivi, ticari olarak 1940’lı yıllarda ilk kez Yeni Zelanda’da üretilmiştir. 1970’li yıllardan sonra diğer ülkelerde de yetiştirilmeye başlanmış ve hızla yayılmıştır.


Son yorumlar